Bu kavurucu sıcaklarda
En çok ne lazım olur bize?
Elbette önce buuuuz gibi soğuk bir su.
Sonra bir şemsiye,
Veeeeee şöyle güçlü kuvvetli esen bir pervane. Pervane ya. Yelpaze de olur ama ben size pervane kelimesinin anlamını anlatmak için kolları sıvadım.
Neden mi?
Çünkü biraz masal kahramanı gibi gelir, biraz da o çok sevdiğim rengarenk rüzgar güllerini hatırlatır bana pervane. Öyle kendi halinde esen havayı içine alıp diğer yöne atan, iten, çeken muhteşem bir güce sahiptir. Klimalar var artık diyeceksiniz, hatta klimalar çıkınca pervanelerin pabucu dama atıldı diye düşünenleriniz olacaktır. Evlerin, işyerlerinin içinde ya da binaların dışında yer alan o devasa kutular benim bahsettiğim masalsı havayı vermiyor ne yazık ki.
Kelime olarak bakacak olursak pervane hızlı bir biçimde dönen şeyleri anlatmak için kullanılır. Uçaklardan deniz taşıtlarına kadar birçok farklı araçta hayati bir role sahiptir. İki ya da ikiden çok kanattan yapılmış, döndüğünde bir düzeneği işleten pervanelerin hepsinin tek tek ayrı bir gücü vardır adeta. Uçak pervanesi, vapur pervanesi ve vantilatör pervanesini bir düşünsenize. Hızlı bir biçimde ve sürekli dönüyor oluşu sizi de heyecanlandırmıyor mu? Tam bir mühendislik harikasıdır pervane tasarımları.
Mesela helikopter pervaneleri sadece itmekle kalmaz aynı zamanda helikopterin dengede kalmasını, manevra yapmasını da sağlar. Ayrıca “pervane” kelimesi bir kimsenin yanından hiç ayrılmayan, ona hizmet etmekten hoşlanan kimseler için “pervane olmak” deyimi içinde kullanılır.
Ama ben en çok geceleri ışığa koşan ve ışık çevresinde dönüp duran küçük bir “gece kelebeği” olarak kullanılan anlamını seviyorum.
Bakmayın siz yazların çalışkan karıncanın yanında tembelliği ile bilinen ağustos böceği ile anıldığına. Asıl pervaneyi, özellikle yaz mevsimlerinde ateş, mum, ışık etrafında dönen gece kelebeğini konuşmalı. Onlar ateşin saçtığı ışığın etrafında çember çizmesiyle, çember çize çize dönmesiyle meşhurdurlar. Işığı sevmelerinin altında ışıkla yollarını bulmaları yatar. Doğada gece vakti tek ışık kaynağı ay olduğundan, ay ışığına paralel bir açı oluşturarak uçup yönlerini bulmaya çalışırlar. Işık kaynağının sıcaklığı dahi onları durduramaz. Gerekirse yanıp ölene kadar o ışığın peşinde koşar, döner, döner, döner dururlar.
Kâinatta yaratılan her şeyin bizi hayretler içinde bırakmasının bir örneği de onlardır. Mikro âlemdeki atomlardan makro âlemdeki gezegenlere kadar her şeyin bir şekilde döndüğünü düşünecek olursak güneşe dönen, bir gezegen gibi yörüngesel hareketler yapan pervanelerin dönüşleri de hayli düşündürücüdür. Bunun üstüne düşünen mimarlar pervane şeklinde dev fıskiyeler inşa etmiş, mühendisler küçültmüşler mutfak robotlarının içine yerleştirmişler. Sadece bunlar da değil? Çocuklar için türlü türlü pervaneli oyuncaklar üretilmiş.
Uzun lafın kısası, pervanenin anlamını öğrenen şimdi çocukluğun hakkını versin de fır fır dönen rengarenk pervaneli oyuncaklarla oynamanın tadını çıkarsın.
Sesini Yükselt!
Yorumunu Herkesle Paylaş En Çok
Beğeni Alan Yorum En Üstte Yayınlansın.
Yorum yapabilmek için giriş yapınız