Selamunaleyküm sevgili arkadaşım! Nasılsın, iyi misin? Ben çok iyiyim şükürler olsun çünkü hâlâ köyümdeyim:)) Bugün seninle yine iki görgü kuralı işleyeceğiz inşallah, haydi başlayalım!
MERT OLMAK
Arkadaşım öncelikle ‘mert’ kelimesinin sözlük anlamına bakalım mı? Yiğit, cesur, sözünün eri, kahraman anlamlarına gelen mert kelimesi bir insanda muhakkak bulunması gereken hasletlerden biridir.
Mertliği bir örnek üzerinden anlamaya çalışalım mı?
Sözgelimi biriyle tartıştın. Olur ya, hepimiz insanız, birileriyle tartışabiliriz. Tartıştığımız bu kişi arkadaşımız olsun ve biz bu arkadaşımızın bir sırrını biliyor olalım. Tartışma başladı, sinirler gerildi, tansiyon yükseldi yükseldi yükseldi ve konuyla hiç ilgisi olmamasına rağmen, pat, bu arkadaşının sırrını yüzüne vurdun. Aslında bu sırrın konuyla hiçbir alakası yok ama öfke aklını ele geçirdi ve onun canını yakmak için sırrı ifşa ettin. Al sana nur topu gibi bir namertlik.
Namert de merdin zıddı oluyor, anlamışsındır.
Arkadaşım mertlikle alakalı sayısız örnek var, bir bu değil ama anlamak için bir örnek yeter diye düşünüyorum. Namertlik insana hiç mi hiç yakışmayan bir özelliktir. İnsan mert olmalı. Biri sana sırrını verdiyse onu kimseye söyleyemezsin. Hele kavga anında, karşındaki canını sıktı diye sırrını ifşa etmek berbatın da berbatı bir durum.
Namert insanları ne insanlar ne de Allah sever. Bunu sakın unutma.

…
İYİLİĞİ BAŞA KAKMAMAK
Arkadaşım bu hayat insan için yalnız yaşamaya uygun değil. Biz insanlar yaratıldığımızdan bu yana topluluk halinde yaşamışız. Topluluk hâlinde yaşarken de mutlaka birilerine yardım eder, birilerinden yardım alırız. Hayatın kanunu böyle.
Bir önceki görgü kuralımızla bağlantılı olarak iyiliği başa kakmak da mertçe bir davranış değil.
Birine yardım ettin, bir iyiliğin dokundu diyelim, gün geldi o kişiyle aran bozuldu, ben ona şöyle yapmıştım böyle yapmıştım, diye anlatırsan belki o anlık nefsine hoş gelebilir, ama bu senin değerini düşürür. Hem insanların gözünde, hem Allah gözünde, hem de kendi gözünde. İçten içe yaptığının yanlış olduğunu da bilirsin ama kendine yedirip kabul edemezsin. Bu durum da içinde bir kurt gibi seni yer bitirir.
Her ne yapıyorsak yapalım, bir ân için şunu düşünmemiz lazım: Bu yaptığımı biri bana yapsa nasıl hissederim? Ki buna diğerkâmlık denir, bu görgü kuralımızı önceki sayılarımızda işlemiştik. Bir şey yapmadan önce bunu düşünürsek, karşı tarafın ne kadar üzüleceğini anlayıp belki o işi yapmaktan vazgeçeriz.
Bu hayatı bir oyun gibi düşünürsek, oyunu kuralına göre oynamak gerekir. Kuralına göre oynamak gerekir ki diskalifiye olmayalım:)

Allah’a emanet ol kıymetli arkadaşım, bir dahaki sayıda görüşmek üzere!
Sesini Yükselt!
Yorumunu Herkesle Paylaş En Çok
Beğeni Alan Yorum En Üstte Yayınlansın.
Yorum yapabilmek için giriş yapınız