Evdeki Tüylü Arkadaşlar / Kediler

Canlılar Âlemi İslamiyet Çevremiz Felsefe Sağlık Genel Kültür

Meraklı, oyuncu ve sevimli hareketleriyle kedileri sevmeyen yoktur. Hatta tüm dünyada en popüler evcil hayvanın kedi olduğu iddia edilir.

Kediler, evcilleştirilmiş, etobur memeli ve küçük hayvanlardır. Zaten Allah onları biraz daha büyük yaratsaydı, birlikte yaşamamız mümkün olur muydu?

Şimdilerde evin bir oyuncağı ya da bir sakini olarak görülse de tarih boyu kediler, kemirgenleri ve haşaratları avlayabilme yeteneklerinden dolayı, hep insanların yakınında olmuşlar.

BİR KÜÇÜCÜK ASLANCIK…

Bir kediye baktığınızda bir aslan, bir leopar, bir puma ya da bir çita görürsünüz, ama onların minyatürünü… Evcil kedilerin de tüm kedigiller gibi, anatomik olarak güçlü, esnek bir bedenleri ve hızlı refleksleri vardır; keskin, geri çekilebilen pençeleri ve küçük avları öldürmeye uygun yaratılan dişleri vardır.

Kedilerin kulakları, insan kulakları için çok zayıf ya da çok yüksek frekanstaki sesleri duyabilecek şekilde yaratılırlar. Loş yani karanlığa yakın ortamlarda da görebilirler. Çoğu memeli hayvan gibi, kediler de insanlara göre renkleri daha zayıf görürler, ama koku alma duyuları daha güçlüdür.

GEL PİSİ PİSİ

Kediye niçin kedi deriz?

‘Kedi’ adının Türkçe’ye Arapça’dan geçtiği düşünülüyor. Ayrıca ‘kedi’ pek çok dilde aynı sözcüğün varyasyonları şeklinde kullanılır: İngilizce cat, Bulgarca kotka, Lehçe kot, Arapça kitt (erkek kedi).

Pisi ve puss gibi sözcükler ise kedilerin tehdit edildiklerinde çıkardığı sısss sesinden esinlenerek kullanılmış olabilir. Biz pisi dediğimiz gibi, bazı dillerde kedi için bu da kullanılır. Mesela: Rumence pisica, İngilizce pussycat.

“AH BU KEDİLER…”

İnsanlar yetiştirdikleri buğday, mısır, arpa gibi tahılları kış ayları için saklıyorlardı. Bu tahıllar ise fare gibi haşeratlar için çok cazip yiyecek depolarıydı. İşte bu noktada insanlarla kedilerin yolları kesişti. Böylece insanlara tahıllarını koruma noktasında çok önemli hizmetleri oldu. İnsanlar da kedileri sevdiler.

Bu sevgi gittikçe pekişti ve büyüdü. Mısır’da ise başka bir boyut kazandı. “Bu kediler çok yararlı hayvanlar; kediler olmasa tahıllarımızı koruyamayız; kediler olmasa aç kalırız; hayatımızı kedilere borçluyuz…” gibi artan seviyede bir minnettarlık Mısırlıları sonunda kedilere tapmaya kadar götürdü. Şimdi Hindistanlıların ineğe aşırı değer verip taptıkları gibi bir süreç yani…

Oysa bütün iyilikler Allah’tan gelir. Allah nimetlerini bizlere çeşitli sebeplerle ulaştırır: Meyveyi ağaç ile, balı arı ile, ışığı Güneş ile, yağmuru bulut ile gönderir; yani her nimetini bir aracı ile bize yollar. Tıpkı postacının bize mektup getirdiği gibi; mektubu postacı getirir ama mektubun sahibi postacı değildir, o sadece aracılık yapar.

İşte bütün iyilikler, nimetler Allah’tan gelen mektuplar iken bazı az düşünen insanlar, o iyilikleri, faydaları, nimetleri Allah’tan değil, o nimetleri ellerinden aldıkları şeylerden bilirler; yani postacıyı mektubun sahibi zannederler.

Tarih boyu bazı insanlar ve toplumlar böyle çeşitli şeyleri putlaştırmışlar ve peygamberler de bu hak yoldan sapan toplumlara doğruyu göstermek için Allah tarafından görevlendirilmiştir. İnsanlara asıl yaratıcının, nimet verenin, faydalar sağlayanın Allah olduğunu; inek, kedi, insan, ağaç, güneş, yıldız vb şeylerin yaratıcı değil kendilerinin de yardıma muhtaç olduklarını bildirmişlerdir.

Bir düşünsenize o tapınılan şeyleri, mesela kediyi, Allah o özelliklerle yaratmasa, kediye rızık olarak farelere karşı bir iştah vermese, insanlar kedileri fare avlamakta kullanabilir miydi? Kedilerden bu faydaları görebilir miydi? Elbette hayır. İşte böyle, aklını kullanmamak, kendilerine hizmet etsinler diye yaratılan mahluklara tapacak hale getiriyor insanı. Zaten insan, Allah’tan başka neye taparsa başına hep bela olmuş. Persler de kediye tapan Mısırlıları, kedileri kullanarak savaşta mağlup etmişler…

KEDİ BABASI

Peygamberimizin yakın sahabilerinden Abdurrahman bin Sahr,  kedileri çok severdi, onlara yardım eder, besler, doyururdu. Bu sevgisinden dolayı, Peygamber Efendimiz aleyhisselam, ona esprili bir ifade ile “Kedi Babası” diye iltifat etti. Ve herkes onu Peygamberimizin söylediği lâkabıyla tanır oldu. Bu isim, kedi babası anlamına gelen “Ebu Hureyre” idi.

Ayrıca tüm canlılara şefkat ve merhamet gösteren Peygamber Efendimiz’in kendi kedisi de vardı. İsmi “Müezza” idi. Müezza’nın karamel rengi bir Habeş kedisi olduğu söylenir. Bir rivayette, Peygamberimiz sohbet ederken Müezza’nın kucağında uyuduğu nakledilir.

Yine Hz. Peygamberimiz, "Kediyi sevmek imandandır,” “Kedi temizdir, aileden birisi gibidir” buyurmuştur.

Müslümanlar tarih boyu kedilere değer verip şefkatle davranırken, Batılılar kedilere karşı şüphe ile bakmışlar, çeşitli dedikodularla onları kötülemişler, öldürmüşlerdir. Siyah kedinin uğursuz olduğu bilgisi de tamamen onların uydurmasıdır ve yanlıştır. Bazıları kedilere nankör derler ama bu da yanlıştır. Kediler özgürlüklerine düşkün ve onurludurlar.

KEDİ TEMİZDİR

Kedilerin temizlikleri insanı hayran bırakır. Bir kedi, tuvaletini yapmak için toprağı kazar ve işi bittikten sonra üstünü kapatır. Beden temizliklerini ise, mikrop öldürücü özelliği olan tükürükleriyle yalayarak yaparlar. Hiç bir su ve sabun onu daha iyi temizleyemez. Bunun için kedilerin yıkanmaya ihtiyaçları yoktur.

PSİKOLOJİK FAYDALARI

Kedilerin bir başka yönü de çocukların sosyalleşmesinde ve sorumluluk bilinci kazanmalarında faydalı olmasıdır. Yetişkinler için de psikolojik terapi gibidir.

Hatta kendi kedisi olan İslam Âlimi Bediüzzaman, kedilerin çıkardığı mırmırların da Allah’ı zikir (Onun ismini anmak) olduğunu ve o mırmırları dinlediğinde "Yâ Rahîm, Yâ Rahîm" diye duyduğunu belirtir. Kedilerin bu şekilde şükredip, zikrettiklerini söyler.

 

*******************

 

KISA KISA

EVCİL KEDİLER:

Yaşam süreleri: 12-20 yıl

Günlük uyku süreleri: 12-16 saat

Ağırlıkları: 4-5 kg

Boyları: 23-25 cm

Uzunlukları: 46 cm (Kuyruk hariç)

Dünyada 70'ten fazla kedi ırkı olduğu tahmin edilmektedir.

***

 

DAR YERDEN GEÇMEK

Kedinin ön ayakları, serbest hareket eden kemiklerle omuza bağlanır. Bu özellikleri sayesinde kafalarının geçtiği bir yerden vücutlarını geçirebilirler.

***

BEYNİ EN BÜYÜK

Kedi beyni 20 ila 30 gram kadardır. Diğer memelilerle kıyaslandığında beyni bedenine göre en büyük olan canlı kedidir.

***

PATİLER VE PENÇELER

Patiler kedi için çok önemlidir. Tırmanmak, kazmak, saldırmak, savunmak vb için patilere ihtiyacı vardır. Bir kedinin pençeleri esnektir ve dönebilir. Böylece en iyi tırmalama açısını bulurlar. Ön ayakları beş, arka ayakları dört parmaklıdır, kanca şeklindeki tırnaklarını uzatabilir ve içeri çekebilirler. Bu, zeminle temastan kaynaklanan aşınmayı önleyerek pençeleri keskin tutar ve avını da sessizce takip etmesini sağlar.

***

KEDİ GÖZLERİ

Kedilere mükemmel gece görüşü olan gözler verilir. Karanlıkta insanlardan 6 kat daha iyi görürler. Bu, retinadan geçen ışığı tekrar göze yansıtan ve böylece gözün loş ışık duyarlılığını artıran tapetum lucidum (ışık halısı) özelliği ile yaratılıyor olmasındandır. "Kedi Gözü" dediğimiz şey budur.

Renk görüşü ise oldukça zayıftır; yani kediler de neye ne kadar ihtiyacı varsa o özelliklerle yaratılır.

 

KULAKLARI

Kedilere, kemirgen avı için ihtiyaç olan en mükemmel kulaklar verilmiştir.

BURUN

Kediler, insanlarınkinin yaklaşık iki katı kuvvetinde keskin koku alma duyusu ile yaratılırlar.

 

TAT ALMA

Kedilerde insanlara kıyasla daha az tat tomurcuğu vardır. Kedilere 470 civarında tat tomurcuğu verilmişken, insan dilinde 9.000'den fazla tat tomurcuğu yaratılır.

KEDİ DİLİ

Kediler bir şey içerken dillerini çok hızlı kullanırlar. Dil hızla suya dalar ve çıkar. Dudakları suya değmez, su dil aracılığıyla ağza taşınır. Kedilerin dili üzerinde onlarca küçük diken gibi uzantılar vardır ve bunlarla kolayca su içer.

 

KEDİ DİŞLERİ

Yetişkin kedilerde 30'a yakın diş varken, yavrularda 25'i pek geçmez.

 

KEDİ BIYIKLARI

Yön bulmaları ve çevreyi algılamaları için kedilerin vücutlarında, özellikle de yüzlerinde düzinelerce hareketli bıyık yaratılır. Bunlar, hem nesnelere dokunarak hem de hava akımlarını algılayarak, karanlıkta ortamın genişliği ve nesnelerin konumu hakkında bilgi sağlar; ayrıca gözlerini hasardan korumak için göz kırpma refleksilerini de tetikler.

***

KEDİ UYKUSU

“Kedi uykusu" tabiri, kedinin kısa süre için hafif bir uykuya dalma halini ifade eder. Kediler yaşlandıkça daha çok uyuyarak enerjilerini korurlar. Günlük 12-16 saat arasında, bazıları ise 20 saat uyuyabilir. Kediler uyurken, genellikle kas seğirmeleri ve kısa süreli hızlı göz hareketi görülür; bu da rüya gördüklerini gösterir.

 

KEDİLERİN KENDİ ALANLARI VARDIR

Bölgelerini idrar püskürtme ve yüz bezlerinden salgılanan kokularla işaretlerler. Bölge sahipleri bölgelerine giren yabancı kedileri önce bakarak, tıslayarak, hırlayarak ve bu işe yaramazsa saldırarak kovalarlar. Bu bölgeler arasında, birbirlerini izledikleri ve selamlaştıkları tarafsız alanlar vardır.

Kedilerin sürü zihniyeti yoktur ve yalnız avlanırlar.

KEDİLER KONUŞUR MU?

Evcil kediler iletişim için birçok ses kullanırlar. Bunlara mırıldama, sesini titretme, tıslama, hırlama, homurdanma ve birkaç farklı miyavlama biçimi dahildir. Kulakların ve kuyruğun konumu, tüm vücudun gevşemesi ve pençelerin çıkarılması dahil tüm beden dilleri, kedinin ruh halini gösterir.

Mesela yükseltilmiş kuyruk dostça bir selamlama anlamına gelir; düzleştirilmiş kulaklarsa kızgınlığı gösterir. Baskın bireyler kuyruklarını astlarından daha az kaldırır. Emziren kediler genellikle memnuniyet belirtisi olarak mırıldanırlar. Okşanırken, rahatlarken ya da yerken mırıldanırlar.

 

OYUN MU DEDİNİZ!..

Evcil kediler ve özellikle yavruları oyuncu olmalarıyla bilinir. Oyunları avlanmayı taklit eder ve yavru kedilerin avını takip etmeyi, yakalamayı öğrenmelerine yardımcı olur. Kediler aç olduklarında oynamaya daha çok meyillidirler. Oyun ve avlanma arasındaki benzerlikten dolayı, hızlı hareket eden, küçük tüylü oyuncaklar ve avına benzeyen nesnelerle oynamayı severler. İp gibi nesneler kedinin dilinin ucuna takılabilir ve ip yutabilir. Bu ise ciddi hastalıklara, hatta ölüme neden olabilen bir durumdur. Bu riskler nedeniyle oyun için bir lazer işaretçi kullanılması daha doğrudur.

Yorum Ekle

Sesini Yükselt!

Yorumunu Herkesle Paylaş En Çok
Beğeni Alan Yorum En Üstte Yayınlansın.

Yorum yapabilmek için giriş yapınız
Henüz hiç yorum yapılmadı, ilk yorumu yapan sen ol!