Yeryüzü Sayfa Sayfa Açılınca

Canlılar Âlemi İslamiyet Felsefe

Merhaba arkadaşlar, benim güzel yavrularım!..

Bu sayımızda, bahar sayfasında şahit olduğumuz acayip bir mucizeyi konuşalım olur mu arkadaşlar.

Bahar sayfası dedim, bazılarınız şaşırmış gibi oldu. Evet doğru duydunuz: bahar sayfası.

Neden böyle dedim peki?

Çünkü İslam âlimlerimiz yeryüzünü bir deftere, bir kitaba benzetirler.

Hani biz defterimize elma, kelebek, serçe vb diye yazarız ya, Allah da bir sayfa gibi yaptığı yeryüzüne gerçek elmalar, kelebekler, serçeler ve daha nice nice eserlerini yazar.

İşte bu sebeple yeryüzü sayfası dedim:)

Yani yeryüzü Allah’ın bir sayfasıdır ki, orada çiçeklerini, böceklerini, hayvanlarını ve hatta bizleri yaratıp yazar.

Allah nasıl mı yazar?

Çok güzel, çok kolay, benzersiz ve ancak kendisinin güç yetirebileceği şekilde yazar.

Mesela bizim yazdığımız veya resmini yaptığımız tavuk, cansızdır değil mi? Ama Allah’ın yazdığı yani yarattığı tavuk hem canlıdır, hem yumurtlar, hem onun da duyguları vardır. İşte Allah her yarattığını böyle mucize olarak yaratır.

Bir örnek daha verelim mi?

Biz yumurtadan olsa olsa omlet yaparız; ama Allah, aynı yumurtayı civciv yapar, büyütür piliç yapar, sonra da onu tavuk yapar ve onu da bir yumurta fabrikası yapar…

Ayrıca minicik, cansız sarı ve saydam sıvıdan ibaret kuş yumurtalarını güzel kuşlar yapar. Allah o kuşlara yumurtada olmayan can verir, tüyler verir, duygular verir; hatta sevinç verir ve o kuşlar da mutlulukla uçup öterler; tıpkı sizin gibi arkadaşlara verdiği sevinçle, sizlerin de neşeyle oynadığınız, koştuğunuz gibi…

Mucize görmek ister ya bazıları; insan bakmayı bilse her şeyde böyle nice mucizeler görebilirmiş değil mi?..

İşte arkadaşlar, Allah (celle celalühü) yeryüzünü bir sayfa yapıp harika eserlerini yazdığı gibi, baharda da ahirette yeniden yaratılmamızı anlatan eserlerini yazar, baharda ölmüş ağaçlara bitkilere yeniden can vermesi bunu ne güzel anlatır… Yeter ki biz okuyalım.

Böyle bakınca her şey sayfa olur, bize Rabbimizi tanıtan yazıları okutur arkadaşlar. Her bahçe, her dağ, her deniz bir sayfa olur; gökyüzü ışıktan mürekkeple yazılmış bir sayfa olur; her canlı bedeni gibi bizim bedenimiz de Allah’ın fiillerini okuduğumuz birer sayfa olur…

Bizler de bu sayfalardaki eserleri okuyup, Peygamber Efendimizin (sav) dediği gibi, “Maşallah. Lâ kuvvete illâ billâh” (Allah ne güzel yaratıyor. Zaten bu şeyi böyle ancak Allah yaratabilir) deriz.

Ve “oku” emriyle okuruz:

Maşallah. Allah, hayatsız maddelere nasıl hayat vermiş; cansız yumurtayı kuş yapmış…

Allah, bir odun parçasından bu tatlı, lezzetli, harika meyveyi çıkarmış; şekli elime uygun, rengi gözüme, tadı dilime, içeriğini vücuduma faydalı yaratmış. Rabbime şükürler ediyorum.

Allah (cc), bu çiçeğe ne güzel bir renk, koku ve şekil vermiş, sanatına hayran kaldım. Maşallah.

Ve aynanın karşısında kendi bedenimizi okuruz: Rabbim, bana herkesten farklı bir yüz verdin, gören gözler, tadan, konuşan bir dil, koku alan burun ve duyan kulaklar… Bedenim, benim haberim olmadan çalışıyor ama her yapılan iş bir amaç için; ben bu amaçları bilmiyorum, demek ki bilen birisi vücudumu organlarımı çalıştırıyor, sen bütün o işleri benim için yaptırıyorsun, bedenimi çalıştırıyorsun Allah’ım, sana sayısız teşekkür ediyorum.

Elim yaralanıp kanadığında iyileştiren sensin. Eğer sen tamir etmeseydin küçük bir yara bile ölümüme sebep olurdu. Ben hastalanınca beni iyi eden sensin.

Yediğim, içtiğim gıdaları yaratan sensin, onları vücudumda faydalı hale getiren sensin, bana her an hayat veren, yaşamamı devam ettiren sensin…

Allah’ım her şeyde senin isimlerini okuyorum:

Yaratmanda Halık ismini,

Hayat vermende Hay ismini,

Şekil vermende Musavvir ismini,

Güzelleştirmende Cemil ismini,

Rızık verip beslemende Rezzak ismini,

Şifa verip sağlığıma kavuşturmanda Şafi’ ismini,

Yoktan yaratıp mükemmel hale getirmende Rab ismini,

Farklı seçenekler varken yaptığın tercihlerde Mürid ismini görüyorum…

Dualarımızı kabul etmende Mucib ismini,

Özür ve af dilediğimde kabul etmende Afüv ve Gafur isimlerini biliyorum…

İşte böyle gördüğümüz her eserde Allah’ın fiilini, yani işini görüyoruz arkadaşlar. O fiilden de Allah’ın ismini okuyoruz… Tıpkı defterde bir yazı gördüğümüzde, “yazı yazma fiilini” görmemiz ve o yazıdan yola çıkarak onu yazanı tanıyabildiğimiz gibi…

Yeryüzü böyle, sayfalarla dolu bir sayfadır ve Allah okumamız için nice harika, sürekli yenilenen eserlerini bu sayfalarda yazar yavrularım. Yeryüzü bir okul olur, Rabbimizi öğreniriz, sınıfını geçenler cennet diplomasını alıp çok mutlu olurlar…

Hepinize iyi okumalar diliyorum:)

Yorum Ekle

Sesini Yükselt!

Yorumunu Herkesle Paylaş En Çok
Beğeni Alan Yorum En Üstte Yayınlansın.

Yorum yapabilmek için giriş yapınız
Henüz hiç yorum yapılmadı, ilk yorumu yapan sen ol!