Yeryüzü Yuvamız, Canlılar Arkadaşımız

Düşünce Yorum

YERYÜZÜ MACERAMIZ NASIL BAŞLADI? 

 

Adem babamızı cennette kıskanan İblis, ona ve Havva annemize oyun kurdu ve onları aldattı. Böylece insanoğlu için dünya macerası ve sınavı başlamış oldu.

Bu olay sonunda İblisin ne kadar kötü karakterli olduğu herkesçe bilindi ve o şeytan (kovulmuş) adını aldı.

Fakat bu olayın sonucu insan için olumsuz gibi görünse de çok fırsatlar barındıran bir sayfa açılmasına sebep oldu.

 

BU FIRSATLAR NELER Mİ?

 

Öncelikle cennet çoğalma yeri değilken, dünya insanların çoğalma imkanı olan bir yerdi.

Ama asıl önemli olan ise, insana verilmiş pek çok yeteneklerin gelişmesi için dünya şartları uygun idi. Zorluklar insanın yeteneklerinin gelişmesini sağlıyordu. Tıpkı hastalıkların, tıp biliminin gelişmesine neden olduğu gibi...

Yani dünya insan için bir tür okul hayatı gibi oldu. Okula başlayan bir öğrencinin, mezun olduğunda daha olgun ve donanımlı olması gibi, insanın da dünyada gelişmesi takdir edilmişti. Yani Âlemler Rabbi Allah'ın muradı bu idi.

Hiçbir şey bilmeden dünyaya gelen insanın, kendini, tabiatı, evreni ve bütün bu harika eserleri Allah'ın yarattığını bilmesi... Her şeyi, ilmini, kudretini ve sanatkârlığını göstermek için yaratan Allah'ı tanıması dünyada olacaktı.

Mesela Cennette hastalık yok ki, insan, Allah’ın Şâfi (hastalıklara şifa veren) olduğunu bilinsin.

Cennette zorluklar yok ki, insan, Allah’ın, Mucib (dualara cevap veren) olduğunu anlasın.

Cennette ölüm yok ki, insan, Allah’ın Hayy (hayat veren, dirilten) olduğunu anlasın.

İşte böyle dünya şartlarında insan Rabbi olan Allah’ın tüm isim ve sıfatlarıyla tanıma imkanı buluyordu.

Ve sonuçta Allah'ın elçilerini ve onların getirdikleri mesajları kabul eden insanlar, tekrar kalıcı evimiz olacak olan Cennete dönecekler.

 

CANLILAR ARKADAŞIMIZ

 

En küçüğünden en büyüğüne kadar tüm canlılar farkında olmadan önemli işler yapmaktalar. Dünyada arkadaşlarımız gibi olan bu canlılar, yaptıkları işlerin dünya ekosisteminde ne işe yaradığını elbette bilemezler.

Peki bu hayati işleri neden ve nasıl yapıyorlar? 

Şöyle: Allah, her canlıya belli ihtiyaçlar veriyor ve o ihtiyaçlarını nasıl gidereceğini de ilham ediyor (ördeğin yumurtadan çıktığı gibi yüzmeyi bilmesi gibi). İşte bu ihtiyaçlarını gidermek için çalışan canlı da farkında olmadan dünya için gerekli görevleri yerine getirmiş oluyor. Mesela, arıların, kendi gıdaları için çalışırken, bitkilerin üremelerine, meyvelerin olmasına, insanların yaşamasına ve hatta dünyada hayatın devam etmesine hizmet etmeleri gibi. Oysa arıların bunların hiçbirinden haberi yoktur.

Başka örnekler de verebiliriz: 

Araştırmalar, deniz kabuklarının sudaki ağır metal ve radyoaktif atıkların kirliliğini azalttıklarını gösteriyor. Böylece pahalı filtre sistemlerinin göreceği işi ücretsiz yapmaktalar. Ve atık suları temizlenmektedirler.

Denizlerin çöpçüsü olarak tanımlanan deniz hıyarı ise, kirlilikle beslenmekte. 1 tane deniz hıyarı günde 350 gram, yılda 120-150 ton kumu ağır metal maddelerden arındırmakta. Oksijen sağlayan deniz çayırlarını temizlerken aynı zamanda kabuklu bir deniz canlısı olan ve deniz suyunu süzen pinaları da temizlemektedirler. Yani bu canlılar yok olsa denizler temizlenemez. 

Oysa bu kadar önemli hizmetleri yapan bu canlılar, ne denizi ne de temizliği bilirler. Sadece ihtiyaçlarını gidermek için hareket ederler. Yani anlıyoruz ki, bunlar bu işler için yaratılmışlar ve Allah onları bizim için bu hizmetlerde çalıştırılıyor. Bize olan rahmetini böyle de gösteriyor.

Bir başka örnek de ağaçlar. Onlar da oksijen fabrikası gibi çalışırlar. Araştırmalara göre gövde çapı 45 cm, boyu 30 metre olan bir ağacın yılda 2.700 kilogram oksijen ürettiği tespit edilmiş. Yani ortalamada bir ağaç her yıl yaklaşık 120 kilogram oksijen üretiminde çalıştırılmış oluyor.

Başka araştırmalarda 1 dönüm (1000 m2) alandaki ağaçlar, yılda ortalama bir arabanın 42.000 km yolda ürettiğine eşdeğer miktarda karbondioksiti emiyor, havayı temizliyor. Yine 1 dönüm alandaki ağaçlar, 18 insanın yıl boyunca nefes almasına yetecek kadar oksijen üretiyor.

Oysa ağaçlar ne hava kirliliğini, ne oksijeni bilirler. Onlar bilmez ama bizi bilen, bizim ihtiyaçlarımızı bilen Rabbimiz, bütün canlı cansız her şeyi bizim için sevk eder ve çalıştırır.

 

ARKADAŞLARIMIZA ZARAR VERMEMELİYİZ

 

İşte her şey, bütün bakteriler, böcekler, hayvanlar, hatta bitkiler, hepsi beraber dünyada ekosistem dediğimiz mükemmel dengenin devam etmesinde rol oynarlar. Şuursuz oldukları halde, şuurluymuş gibi önemli işler yaparlar; yani onlara Allah yaptırır, onları çalıştırır.

Bundan dolayı bir canlıya zarar vermek, dünyaya ve sonuçta yine kendimize zarar vermek olur.

Allah'ın dünyada bize yardımcı ve arkadaş yaptığı hiçbir canlıya zarar vermemeliyiz. Yoksa bindiği dalı kesen adam gibi akılsızca bir iş yapmış oluruz.

Yorum Ekle

Etrafında neler görüyorsun?

Senin de bir örneğin var mı? Bilmeden yaptığı işlerle çok önemli faydaları olan canlılara sen de örnekler ver. Kendi örneklerini yaz. En çok beğeniyi al, en üstte ol...

Yorum yapabilmek için giriş yapınız
Henüz hiç yorum yapılmadı, ilk yorumu yapan sen ol!