Mayıs ayı gelmişti… Ağaçlar yemyeşil olmuş, rüzgâr hafifçe esiyor, çiçekler sanki gülümseyerek etrafa renk saçıyordu. Elif, sabah erkenden uyanıp pencereyi açtı. İçeri dolan mis gibi bahar kokusu yüzünü güldürdü.
Ama o gün Elif’in içinde az bir huzursuzluk vardı.

Okulda arkadaşı Zeynep’le küçük bir tartışma yaşamıştı. En yakın arkadaşı Zeynep onunla konuşmuyordu. Elif ne yapacağını bilemeden bahçeye çıktı. Dedesi her zamanki gibi tahta sandalyesinde oturmuş, çayını içiyordu.
Elif yanına gidip sessizce oturdu.
“Bir şey mi oldu kızım?” diye sordu dedesi.
Elif başını eğdi.
“Arkadaşımla tartıştık… Bana haksızlık yaptı. Ben de ona kırıldım.”
Dedesi hafifçe gülümsedi. Bahçedeki açan gülleri işaret etti.
“Bak Elif,” dedi, “Allah Mayıs ayında doğa ile bize çok şey öğretir. Her çiçek farklıdır ama hepsi birlikte güzeldir.”
Elif dikkatle dinliyordu.

Dedesi devam etti: Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed şöyle buyurur: “Mümin, insanların kendisinden zarar görmediği kişidir, elinden ve dilinden zarar görmediği kişidir.” Yani kalp kırmamak çok önemlidir.
Elif içinden düşündü.
“Ben de kırmış olabilir miyim?..”
Dedesi bu kez başka bir çiçeği koparmadan gösterdi: Ve yine buyurur ki: “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz.” İnsanlarla ilişkilerde yumuşak olmak gerekir.
Elif’in gözleri doldu. Ben de biraz sert konuştum galiba…
Dedesi gülerek dedi ki:
Bak kızım; sen elinden geldiğince kalp kırmamaya özen göster, çünkü kırılan kalbin tamiri zordur. Senin kalbini kırdıklarında da bunu onlara mutlaka belirtmelisin.
Elif derin bir nefes aldı.
“Ben Zeynep’le konuşacağım dede.”
Okula gittiğinde kalbi hızlı hızlı atıyordu. Zeynep sınıfta tek başına oturuyordu. Elif yavaşça yanına yaklaştı.
“Zeynep…” dedi utangaç bir ses tonuyla, “Dün sana sert konuştum. Özür dilerim.”
Zeynep başını kaldırdı. Bir an sessiz kaldı, sonra gülümsedi.
“Ben de seni yanlış anladım. Ben de özür dilerim.”
İkisi o anda sarıldılar. Sanki içlerindeki tüm kırgınlık mayıs rüzgârıyla uçup gitmişti.
O gün öğretmenleri sınıfa girip şöyle dedi:
“Çocuklar, en güzel insan kimdir biliyor musunuz?”
Herkes sustu.
“En güzel insan, güzel ahlaklı olandır.”
Elif, dedesinin sözlerini hatırladı. İçinden geçirdi:
“Gerçek güzellik kalpteymiş…”
Ders çıkışında Elif ve Zeynep birlikte yürürken ağaçlardan çiçekler dökülüyordu. Mayıs ayı sanki onları alkışlıyordu.
Elif artık şunu çok iyi biliyordu: Kalp kırmak kolaydı, ama onarmak cesaret isterdi.
Ve en güzel bahar, insanın kalbinde açandı.
O günden sonra Elif, her mayıs ayında kendine bir söz verdi:
“Kimsenin kalbini kırmamaya çalışacağım.”
Ve her seferinde dedesinin o sözünü hatırladı: “İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olandır.”
Sesini Yükselt!
Yorumunu Herkesle Paylaş En Çok
Beğeni Alan Yorum En Üstte Yayınlansın.
Yorum yapabilmek için giriş yapınız