Betül ilkokula gidiyordu. Anne babası, üç kardeşi, babaannesi ve dedesiyle yaşıyordu. Babaannesi ve dedesi onları çok sever, bazen kendi çocukluklarını, bazen de masallar anlatırlardı. Anne ve babası da babaanne ve dedesine karşı çok merhametlilerdi. 

Betül’ün annesi hemşire idi. Hem ailesinin hem komşularının sağlığı ile ilgilenir, onlara yardım ederdi. 

Betül ve annesi bir gün komşuları Ayşe teyzeye gittiler. Ayşe teyzenin yaşlı annesi Kadriye teyze vardı. Annesi Ayşe teyzeye, Kadriye teyzenin sağlığıyla ilgilenebileceğini, hatta banyo yaptırırken yardım edebileceğini söyledi. Ayşe teyze sevindi ve şaşırdı. 

Betül’ün annesinin, “Bu iyiliği yapmaya benim ihtiyacım var,” demesi onu şaşırtmıştı. Demek iyilik yapmaya, iyiliği yapanın da ihtiyacı vardı. 

Bir gün Betül de gitti annesiyle Kadriye teyzeye banyo yaptırmaya. Annesi ve Ayşe teyze, Kadriye teyzeyi banyodan çıkarırlarken onlara baktı. Kadriye teyze çok güçsüzdü. 

“İyi ki annem yardım ediyor, Ayşe teyze de genç ve güçlü değil,” dedi. Sonra diğer komşu teyzelerini düşündü, gittikçe güçsüzleşiyorlardı. Hani bebekken, çocukken güçsüz olurdu ya insan onun gibi. 

Anne ve babası bu yaşlı komşularına da yardım ediyorlardı. Sevgi ablası vardı, o da sokakta yaşayan hayvanlara su ve yiyecek verirdi. “Bunları yaptıran merhametmiş,” dedi Betül. 

Bir de Şadiye teyzesi vardı, o da iyice yaşlanmıştı. Betül ona, “Şadiye teyzecim ben büyüyünce sen daha çok yaşlanırsın, ama üzülme… İhtiyacın olduğunda ben gelir sana yardım ederim,” dedi...

Yorum Ekle

Sesini Yükselt!

Senin de böyle bir hatıran var mı? Haydi yaz, yükle ve paylaş!..

Yorum yapabilmek için giriş yapınız
Henüz hiç yorum yapılmadı, ilk yorumu yapan sen ol!